Uyuşmazlık Çıkmadan Önce: DAAB'ı Neden Konuşmamız Gerekiyor?

Büyük projelerde en sık duyduğum cümle şudur: "Sorun çıkarsa hallederiz."

Bu yaklaşım anlaşılır. Ama maliyetli.

Yıllardır farklı sektörlerden taraflarla çalışırken gördüğüm en kritik fark, uyuşmazlığı çözenlerle onu hiç oluşturmayanlara ait. İkinci grup, çoğu zaman farklı bir araç kullanıyor: DAAB.

Uyuşmazlık Önleme, Çözümden Daha Değerlidir

DAAB; Uyuşmazlık Önleme ve Tahkim Kurulu. Uluslararası inşaat sözleşmelerinin standardı haline gelen FIDIC 2017'nin merkezinde yer alıyor. Proje başladığında kuruluyor, proje boyunca sahadakalıyor, uyuşmazlık doğmadan müdahale ediyor.

Bu, reaktif değil; proaktif bir yaklaşım.

Fark büyük. Çünkü bir uyuşmazlık tahkime taşındığında artık yalnızca parayı değil, zamanı, ilişkiyi ve itibarı da kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyorsunuz.

Türkiye'de Neden Hâlâ Bilinmiyor?

Türk tarafların DAAB maddelerini sözleşmelerinden çıkardığı biliniyor. Gerekçe genellikle maliyet.

Ama bu hesap eksik yapılıyor.

DAAB'ın kurulum maliyeti, bir tahkim sürecinin hukuki giderleriyle, proje gecikmesiyle ve bazen geri dönüşü olmayan ilişki hasarıyla kıyaslandığında oldukça mütevazı kalıyor. Uluslararası veriler, iyi işleyen bir DAAB mekanizmasının uyuşmazlık maliyetlerini yüzde seksen oranında azaltabildiğini gösteriyor.

Sorun bilgi eksikliği. Ve bu eksiklik pahalıya mal oluyor.

Yaklaşan Bir Zorunluluk

Dünya Bankası, EBRD ve IFC gibi çok taraflı kalkınma bankalarının finanse ettiği projelerde DAAB giderek zorunlu hale geliyor. Türkiye'de bu tür finansmana konu olan altyapı projeleri artıyor.

Yani bu bir tercih meselesi olmaktan çıkıyor.

Aralık 2024'te FIDIC'in yayımladığı yeni uygulama notu, DAAB'ın uyuşmazlık önleme rolünü daha da güçlendirdi. Kurul artık yalnızca karar veren değil; tarafların güvendiği, projeyi bilen, erken uyarı sistemi gibi işleyen bir yapı olarak tanımlanıyor.

Arabuluculukla Birlikte Düşünmek

DAAB, arabuluculuğun yerini almaz. Farklı aşamalara, farklı ihtiyaçlara hizmet eder.

Ama ikisi birlikte düşünüldüğünde büyük projeler için güçlü bir mimari oluşuyor: DAAB projeyle birlikte nefes alır, arabuluculuk ilişkiyi korur, tahkim son çare olarak yerini korur.

Bu çok katmanlı yaklaşım, uluslararası projelerin standart reçetesi haline geliyor.

Türkiye'nin bu mimariye dahil olması; hem sektörün uluslararası rekabet gücü hem de projelerin başarısı için kritik.

Uyuşmazlık çıkmadan önce doğru araçlara yatırım yapmak, yalnızca maliyet yönetimi değil; ilişki yönetimidir.

Ve iyi ilişkiler, iyi projeler inşa eder.