Ön değerlendirme, çoğu zaman girişimcilerin “henüz çok erken” diyerek ertelediği bir adımdır. Oysa tam da bu evrede yapılan bir değerlendirme, sonraki aşamalarda karşılaşılabilecek karmaşık hukuki ve ticari sorunların önüne geçer. Ortaklık yapıları, sözleşme yükümlülükleri, yatırımcılara sunulan taahhütler ve şirketin sürdürülebilir büyüme kapasitesi… Tüm bu başlıklar, ön değerlendirme sırasında erken uyarı sinyalleri verir.
Erken bir değerlendirme süreci, yalnızca sorunları teşhis etmek için değil, aynı zamanda girişimin güçlü yanlarını netleştirmek için de önemlidir. Hangi alanlarda stratejik bir fark yaratabileceğiniz, iş modelinizin hangi bileşenlerinin yatırımcı güveni oluşturduğu ya da nerede yeni risk doğduğu gibi sorulara bu aşamada verilecek yanıtlar, kurucu ekibin yön tayin etme yeteneğini güçlendirir.
Bugün yatırımcılar, yalnızca fikir değil; kurucuların sürece nasıl baktığını, potansiyel belirsizlikleri nasıl yönettiğini görmek istiyor. Ön değerlendirme, bu olgunluğun bir göstergesi haline geliyor.
Stratejik Değerlendirmenin Eşiğinde
Bir girişimin yalnızca fikri değil, taşıdığı bağlam da değerlendirme sürecini şekillendirir. Pazardaki belirsizlikler, regülasyonlardaki değişkenlik, finansman modellerinin yeniden tanımlandığı bir çağda, girişimciler için ön değerlendirme; hukuki bir gereklilikten çok daha fazlasıdır. Bu süreç, neyin işe yarayacağını öngörmeye çalışmaktan ziyade, neyin neden yaramayabileceğini görmeyi mümkün kılar.
Stratejik değerlendirme, girişimi salt bir yatırım objesi gibi değil, çok aktörlü bir yapının içinde konumlandırır. Bu nedenle yalnızca teknik bilgi değil; sektör bilgisi, ilişki haritası ve kurum kültürü gibi unsurlar da analizde yer almalıdır.
Hukuki boyutta ise bu aşamada danışılan kişi sadece “olası riskleri söyleyen” değil, girişimciyi karar alma süreçlerinde eşlik eden, gerektiğinde varsayımlarını zorlayan bir paydaştır. Ön değerlendirme, işin büyüklüğü ya da yatırım turunun zamanı ne olursa olsun, her girişim için bir refleks hâline gelmelidir.
Ön değerlendirme süreçlerinde yalnızca riskleri yönetmek değil, potansiyeli doğru konumlandırmak da esastır. Yıllardır farklı sektörlerden girişimcilerle çalışırken gördüğüm en önemli fark yaratan unsur, değerlendirme sürecine ne zaman ve hangi zihinsel açıklıkla başlandığıdır. Erken ve kapsamlı bir bakış, yalnızca olası hataları azaltmaz; doğru ortaklıkların, sağlam yatırım ilişkilerinin ve sürdürülebilir ölçeklenmenin de önünü açar.
Bu konuda daha geniş bilgiye ADRİstanbul blogda ulaşabilirsiniz.
Girişimciler İçin Ön Değerlendirme (Early Evaluation): Riskleri Azaltmanın Yeni Yolu










