Bir Sayfa Seçin

Felaket Riskleri ve Çözüm Üretmeyen Devler

Yapay zekânın teknik kapasitesi büyürken, yönetişim kapasitesi aynı hızla gelişmiyor. Future of Life Institute’un (FLI) yayımladığı 2025 Kış Yapay Zekâ Güvenlik Endeksi, kamuoyunda nadiren bu açıklıkta dile getirilen bir gerçeği gözler önüne seriyor: Sekiz büyük yapay zekâ şirketi – OpenAI, Anthropic, Google DeepMind, Meta, xAI, Alibaba Cloud, Z.ai ve DeepSeek – insanlığın karşı karşıya olduğu felaket düzeyindeki AI risklerine karşı test edilebilir, ikna edici bir önleme planına sahip değil.

Bu rapor, yalnızca teknik eksiklikleri değil, daha derin bir kurumsal sorunu da ifşa ediyor: yapay zekânın kimin tarafından, hangi ilkelere göre geliştirileceğine dair kolektif bir mutabakat yok. Her bir şirket kendi güvenlik çerçevesini tanımlamaya çalışsa da, bu çerçeveler ya yeterince açık değil ya da ciddi etik ve yönetişim boşlukları içeriyor. Kısacası: Teknolojik yarış hızlanırken, sorumluluk paylaşılamıyor.

Riskler Büyürken “Kontrol” Küçülüyor

Rapora göre şirketlerin hiçbiri, süperzekâya yaklaşan sistemlerde insan kontrolünün nasıl sürdürüleceğine dair test edilebilir bir model sunmuyor. Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’den Prof. Stuart Russell’ın sözleri çarpıcı:

“Yılda yüz milyonda bir oranla bile kontrol kaybı ihtimalini ortadan kaldıracaklarını gösteren hiçbir kanıt sunmuyorlar. Üçte bir oranında bile risk olduğunu kabul eden var.”

Bu tablo, yalnızca teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda gelecekteki çatışma alanlarının habercisi. Veriye erişim, etik ihlaller, güvenlik açıkları, psikolojik zararlar, hatta yapay zekânın hukuk dışı eylemlerde rol oynaması gibi çok katmanlı riskler, sadece düzenleme değil, çatışma çözümü mimarisi de gerektiriyor.

Geleceğin Krizleri: Yüksek Teknoloji, Düşük Güven

Bu raporun bize asıl söylediği şey şudur: Yapay zekâ çağında yalnızca mühendislik değil, etik, sosyal ve politik yönetişim altyapıları da güncellenmelidir. Güvenlikten söz etmek yalnızca siber savunma sistemlerini değil; aynı zamanda kolektif karar alma biçimlerini, paydaş temsiliyetini, şeffaflığı ve nihayetinde meşruiyeti içerir.

FLI’nın ortaya koyduğu tabloyu bir arabulucu gözüyle incelediğimizde, karşımıza şu temel gerilim hatları çıkıyor:

  • Şirket içi güvenlik ile kamu güvenliği arasında uçurum
  • Ticari rekabet ile bilgi paylaşımı arasındaki direnç
  • Etik değerlerle kâr amaçlı ürün geliştirme arasındaki çatışma
  • Hukuki sorumluluk ile teknolojik belirsizlik arasında gri alanlar

Bu başlıklar, gelecekte yalnızca regülasyonla değil, çok taraflı uyuşmazlık çözüm modelleriyle de yönetilmek zorunda kalacak. Çünkü konu yalnızca hatalı bir koddan ya da kötü niyetli bir kullanıcıdan ibaret değil. Küresel çapta neyin “risk”, neyin “kabul edilebilir hata” olduğuna dair bir norm eksikliği söz konusu.

Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri: Yeni Çağın Zorunluluğu

Artık mesele yalnızca teknolojik risklerin tanımlanması değil; bu risklere karşı hangi toplumsal reflekslerle, hangi diyalog zeminleriyle yanıt verileceği. Bu noktada geleneksel hukuk yollarının yanında, etik danışma kurulları, dijital arabuluculuk mekanizmaları, çok paydaşlı yönetişim modelleri ve hızlı tepki verebilen etik forumlar devreye girmeli.

Bu yapıların işlevi yalnızca kriz anlarında değil, önleyici kapasite geliştirme açısından da yaşamsal. Tıpkı çevre krizlerinde olduğu gibi, yapay zekâ alanında da “zararın oluşmadan önce çözüme kavuşması”, önümüzdeki 10 yılın belirleyici başarı kriterlerinden biri olacak.

Ve burada, yalnızca teknoloji geliştiricilerin değil, etki alanı yüksek olan kanaat önderlerinin, kolaylaştırıcıların ve etik profesyonellerin de sorumluluğu büyük. Geleceğin çatışmalarını, yalnızca yasa koyucular değil; toplumu anlayan, dinleyen ve zamanında müdahale eden arabulucular önleyebilir.

Güvenlik Sorusu, Geleceğin Uyuşmazlık Sorusu Olmadan Çözülemez

Yapay zekâ tartışmaları artık teknik sınırlarda değil, toplumsal eşikler üzerinde ilerliyor. Geçmişte “aşırı senaryo” olarak görülen süperzekâ ve kontrol kaybı gibi riskler, artık yalnızca spekülasyon değil; doğrudan politika ve yönetişim gündeminin bir parçası. 2025 Yapay Zekâ Güvenlik Endeksi’nin gösterdiği en net şey şu:

Yapay zekâ yalnızca sistemleri değil, sistemler arası anlaşmazlıkları da çoğaltma potansiyeline sahip.

Bu nedenle, bugünden itibaren sadece teknolojiye değil, teknoloji etrafında şekillenecek anlaşmazlıklara, etik ihlallere, kamusal gerilimlere ve kurumsal zafiyetlere odaklanmak gerekiyor. Çünkü geleceğin yapay zekâ sorunları teknik olduğu kadar, sosyopolitik olacak. Ve bu sorunlara hazırlıklı olmanın yolu, sadece kod yazmak değil; yeni nesil çözüm mimarilerini kurmaktan geçiyor.

Önceki İçerikler

Davos 2026 Ne Anlatıyor?

Davos 2026 Ne Anlatıyor?

Hukuk, Liderlik ve Diyalog Üzerine Küresel Dersler Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 zirvesi, “Diyalog Ruhu” başlığıyla yalnızca politikaları değil, karar alma kültürünü, toplumsal yönetişimi ve kurumsal dayanışmayı da yeniden düşünmeye davet etti. Bu çağrı, sadece...

Amaçlar İçin Ortaklıklar mı, Devletler İçin Yalnızlık mı?

Amaçlar İçin Ortaklıklar mı, Devletler İçin Yalnızlık mı?

Küresel yönetişim artık sadece devletlerin değil, çok aktörlü yapıların ortak çabasıyla şekilleniyor. İklim, göç, dijital dönüşüm ve adalet gibi alanlarda etkili sonuçlara ulaşmak için yalnızca teknik çözümler değil, sağlam ilişkiler ve sürdürülebilir ortaklıklar...

Erken Aşamada Görünmeyeni Görmek Ne Kazandırır?

Erken Aşamada Görünmeyeni Görmek Ne Kazandırır?

Ön değerlendirme, çoğu zaman girişimcilerin “henüz çok erken” diyerek ertelediği bir adımdır. Oysa tam da bu evrede yapılan bir değerlendirme, sonraki aşamalarda karşılaşılabilecek karmaşık hukuki ve ticari sorunların önüne geçer. Ortaklık yapıları, sözleşme...

Çinli Yatırımcılarla Kültürlerarası Arabuluculuk Neden Gerekli?

Çinli Yatırımcılarla Kültürlerarası Arabuluculuk Neden Gerekli?

Küresel sermaye yalnızca sınırları aşmakla kalmıyor; birlikte çalışılan ülkelerin iş kültürlerini, ilişki biçimlerini ve karar alma yaklaşımlarını da masaya getiriyor. Çin gibi güçlü ve özgün bir yatırım ekolüne sahip aktörlerle yürütülen iş birlikleri ise, bu...

COP30 Notlarım

COP30 Notlarım

İklim müzakereleri artık yalnızca bilimsel hedefler, karbon oranları ya da finansal taahhütler üzerinden yürüyen teknik süreçler değil. Belém’de gerçekleşen COP30, bu gerçeği belki de en açık haliyle yüzümüze çarptı. Çünkü artık iklim diplomasisi, bir iklim...

Sürdürülebilirliğin Vicdanı: Etik

Sürdürülebilirliğin Vicdanı: Etik

2025 yılı, sürdürülebilirlik dünyasında yeni bir dönüm noktası olarak kayda geçiyor. Kurumların yalnızca çevresel hedeflere ulaşmakla değil, bu hedeflere hangi değerlerle ulaştıklarıyla da değerlendirildiği bir çağdayız. Artık sürdürülebilirlik, etik temellere...

Parçaları Birleştirmek, Bütünü Anlamak

Parçaları Birleştirmek, Bütünü Anlamak

Dünya hızla katmanlanıyor. Girişimcilik, yatırım, sürdürülebilirlik, iklim ve tedarik zinciri kuralları artık ayrı başlıklar değil; birbirine geçen dişliler. Her dişlinin hızı, diğerinin yönünü değiştiriyor. Bu süreçte kendimi en yakın hissettiğim ve kullandığım unvan...

2025’te Uyuşmazlık Riskleri: Gözümüzün Önünde Değişen Harita

2025’te Uyuşmazlık Riskleri: Gözümüzün Önünde Değişen Harita

2025’in ilk sekiz ayını geride bırakırken, iş dünyasının uyuşmazlık risk haritası belki de hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Jeopolitik gerilimler, teknolojik dönüşümün hızlanması, regülasyonlardaki dalgalanmalar ve değişen toplumsal beklentiler… Bunların her biri,...

Kırılgan Bir Dünyada Güçlü Kalmak: BM’nin 2024 Risk Haritası

Kırılgan Bir Dünyada Güçlü Kalmak: BM’nin 2024 Risk Haritası

Birleşmiş Milletler’in son Küresel Risk Raporu, bize hem bir uyarı hem de bir yol haritası sunuyor. 136 ülkede yapılan kapsamlı risk algısı anketine dayanan rapor, günümüzün en temel gerçeğini açıkça ortaya koyuyor: Riskleri tanımlamakta çoğu zaman iyiyiz, ancak...

Sosyal Etki: Geleceği Şekillendiren Liderlik

Sosyal Etki: Geleceği Şekillendiren Liderlik

Bugün iş dünyasında, siyasette ve toplumun her alanında başarı artık yalnızca finansal kazanç ya da kısa vadeli hedeflerle ölçülmüyor. Gerçek başarı, bırakılan etkiyle tanımlanıyor. Peki, etkili bir lider ya da şirket gerçekten neyi değiştirebiliyor? Sosyal etki tam...

Beni Takip Edin

@FerdaCanozerPaksoy